Hanife Küçükler
--------------------------------------------------------------------------------------------------

Hayaller Sistematiği

Gözümüzün önündekini genellikle hiç fark edemeyiz ya, bu basiretsizliğimizi kullandığımız kavramlara da taşırız. Örneğin hayal kavramı herkesin dilindedir. Günlük hayatta olduğu kadar sanat dallarının tümünde: edebiyatta, psikolojide hatta Einstein sayesinde fizikte bile çok önemli yer tutar hayal. Ama nedir, diye sorsalar apışıp kalınır, uzun bir ‘kemkirme’ dönemi yaşanır. Ve genellikle ‘olmasını istediğimiz şey’ gibi, ya bilgisi kıt cevaplar verilir ya da ‘Kahvesi güzel oluyo. Eskişehir’dekini ayrıca severim’ gibi hayal gücünden yoksun espriler yapılmaya çalışılır. Felsefe deyince korkudan göz bebekleri büyüyen eğitimcilerle dolu bu toplumda  ‘felsefe yapma’ deyimi şarkı sözü bile olunca böyle önemli kavramların tanımlarına ancak birkaç sözlükte rastlanır ki bunların çoğu da aslında diğer dillerden çevirme eserlerdir.

Hayale dalmak, hayale kapılmak, hayal kurmak, hayal etmek, hayalinden geçirmek, hayal gibi, hayal olmak deyimleriyle dilimizde yer edinmiş HAYAL’i anlamak için çaresizce yine en büyük eserimize, Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe Sözlüğüne baş vuruyoruz. TDK, açıklamaya şu sözlerle başlamış: Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya. Oldukça kapsayıcı bir tanım. TDK bu konuda iyi çalışmış. Hayal düzeyi, hayalhane, sükutuhayal, hayal oyunu gibi birleşik sözcükleri de tanımlamış.  Yine de ‘bilim kurgu’ kavramını ‘hayal bilim’ olarak ifade etmenin iyi bir fikir olduğunu söyleyemem. Selçuk Budak ise psikoloji sözlüğünde haliyle perspektifi biraz daha daraltmış; Algılanan nesnelere veya gerçekte varolmayan, ya da o anda varolmayan nesnelere ilişkin zihinsel imajlar veya fantazmalar oluşturma yetisi olarak tanımlamış hayal gücünü (imagination). Ayrıca genelde yaratıcı düşüncenin ve varsayma, 'gibi görme,' olasılıkları düşünme, vb. gibi çok çeşitli zihinsel etkinliğin de kaynağı olarak değerlendirildiğini de eklemiş. Zaten Nöropsikiyatri de, beyindeki hayal merkezi ile görme merkezinin aynı olduğunu söyler ve hayal gücünü beynin sağ lobunun bir yetisi olarak tanımlar.

Bir yetenek olarak tanımlandığına göre hayal gücünün kişinin sağlığına, psiko-sosyal durumuna, yaşam koşullarına, eğitimine vb. şartlara göre gelişebilir veya körelebilir olduğunu kabul edebiliriz.

Tamam, bütün bu bilgi ve kabuller güzel de, bana pek yeterli görünmedi. Hatta tam tersi bir sürü soru oluştu aklımda. Mesela hiçbir kaynakta kaç çeşit hayal olduğu yazmıyor. Bırakın bu kadar ayrıntılı bir bilgiyi, çok basit bir sınıflama bile yok. Tanımlara bakarak algılanan nesnelere ilişkin hayaller, gerçekte var olmayan nesnelere ilişkin hayaller yada hiç varolmamış nesnelere ilişkin hayaller diye bir sınıflandırmaya gidilebilir mi? Zaten, nesne kavramına dayalı bir tanımın hayal kavramını daralttığını ilk andan beri düşünüyorum. Sınıflamada iyice yetersiz kalır. TDK’nın tanımına göre, zihinde tasarlanan hayaller, zihinde canlandırılan hayaller ve gerçekleşmesi özlenen şey gibi bir sınıflama da pek anlamlı gelmiyor. Bu konuda tam olarak ‘inkısarıhayale’ uğradığımı söylemeliyim.

Zaman en iyi ilaçtır derler. Sıkışınca insanın imdadına yetişir hep zaten. Bence hayal kavramını sınıflandırma için de iyi bir ölçüt olabilir.

ÇOCUKLARRR, HAYALLERİ SINIFLANDIRMA HAYALİ BAŞLIYOORRRR, HADİİİ GELİNNNN!

Akan yazı: Bu hayaldeki fikirler tamamen bir tasarı olup bilimsel bir niteliği bulunmamaktadır. Hayalin kurulması sırasında bilim adamlarından ve filozoflardan izin alınmamıştır. Hayalci, onlara danışmamıştır bile. Pek çok hayal üründeki gibi…

 

HAYALİ SINIFLANDIRMA HAYALİ

 

HAYAL TÜRÜ: Geniş zaman hayali.

YER: Beşiktaş İnönü Stadyumu.

GENEL DURUM: On binlerce kişi stadyumu doldurmuş. Hayal kavramını sınıflandırırken zamandan nasıl yararlanacağıma ilişkin birkaç farklı olasılıktan bahsediliyor. Zamanı fiziksel bir boyut olarak kullanacağıma dair söylenti en popüler olanı. Sahnede tek bir mikrofon var. Birden, spot ışıklar yanıyor ve ben yavaş ama kararlı adımlarla mikrofona doğru ilerliyorum. Bütün uğultu bir anda kesiliyor.

Mikrofona ulaştığımda dev kalabalığın merakının had safhaya ulaştığını hissediyorum. İşte o anda heyecanım biraz duruluyor ve sözü hiç uzatmadan konuya girmeye karar veriyorum:

Zamanlarına göre, dört çeşit hayalden bahsedebiliriz.

1. GELECEK ZAMAN HAYALLERİ

En bilinen hayal türüdür bunlar. Hatta bu özelliğinden dolayı diğer türlere haksızlık edildiği bile söylenebilir. Gelecekte gerçekleşmesi istenen durumun hayalidir. Hemen her konuda böyle bir hayal kurulabilir. Çocuklar ‘bi büyüsem, neler yapcam. Hepiniz görceksiniz.’ diye, başlarlar genelde bu hayal türüne. Sevdiğine kavuşma hayali, tatil hayalleri, okulu bitirince yapılacak işlerin hayali, düğün, balo, konser gibi büyük eğlencelerin öncesinde kurulan hayaller… Ve elbette, bu hayal türünün en gözdesi olan "zengin olma" hayali. Her ülkede olduğu gibi bizde de bu hayal türünden çok para kazanılır. Tek farkı bizde en büyük payı Milli Piyango Dairesi alır.

İnsanlar uykuya dalmadan önce koyunları saymak yerine bu tür hayalleri sıklıkla kurarlar. Hatta ben şu ana dek koyun sayanına televizyon dışında rastlamadım. Uyku öncesinde bu tür hayalin keyif ve heyecan düzeyine çok dikkat edilmelidir zira kendinizi gecenin bir yarısı, pijamanızla Nimet Abla’nın kapısında bekler bulabilirsiniz. Profesyonel hayal kurucular mesela çocuklar, düzeyi iyi ayarlayabilirler ve hayalleri çoğunlukla keyifli bir rüyaya dönüşür.

2. ŞİMDİKİ ZAMAN HAYALLERİ

Bu hayallerde, kişiler yaşadıkları olayı veya olayda geçen karakterleri olduğundan faklı hayal eder. Diğer türlerden farklı olarak, kişinin zaman ve mekana ilişkin algısı pek zayıflamaz. Ancak bulunulan zamana ve mekana yeni anlamlar yüklenir. Bu tür hayallerin, bir nevi ‘duygu değiştirme oyunu’ olduğu da söylenebilir. Birkaç dakika önce masa başında pinekleyen bir iş adamı, arabasına biner. Trafiğin akıcı olmasına duyduğu sevinçten mi eksozdan gelen gürültüye kaygılanmasından mı, yoksa yalnızlığın sıkıcılığından mıdır bilinmez, birden arabası bir Ferrariye, kendi de Schumacher’e dönüşür. Pistteki hızını iyi ayarlayıp radara da yakalanmazsa hayali, yolculuk sonuna dek sürebilir.

Çocukların en güzel oyunlarına bu hayaller eşlik eder. İki arkadaş bir araya gelip saatlerce “Babadodo” adındaki bir halk kahramanının (bunu aslında kendilerinin yaratığını bilir ama kesinlikle çaktırmazlar), yaşadığı maceraları oynayabilirler. Bir eğitimci olarak, çocukların pek çok yeteneğinin bu hayallerle geliştiğini söylemeliyim. Bu nedenle, hayal materyallerini çeşitlendirmek onlara yapılacak iyiliklerin en büyüğü olabilir. En iyisi, diğer canlılarla ve taş, tahta gibi doğal maddelerle karşılaşabileceği, onları kolayca hayalindeki bir eşyaya dönüştürebileceği bahçelerde oynamalarına izin vermek.

Gün içinde kurulabilen hayallerdir.  Kişinin bulunduğu ortamdaki tüm değişkenlerin etkisine maruz kalan şimdiki zaman hayallerinde bu yüzden,  çoğu kez yoğun duygular yaşanamaz. Her an dikkat dağıtacak bir şey olur. Eğer çocuk değilseniz, bir hayalde olduğunuzu genellikle fark etmezler örneğin ve size bir şey sorarlar. Aniden sıyrılırsınız hayalinizden. Aslında fark etmemeleri çoğu kez iyidir çünkü günümüzün ‘akılperest’ büyükleri için hayale dalmak, dalga geçilesi bir eylemdir. Yani, gelecek zaman hayallerinin beynimizi daha çok meşgul ettiğini sansak da, aksine şimdiki zaman hayallerinin mesai toplamı bence  daha fazladır . ‘Gelecek zaman hayalleri’ kadar heyecan dolu ve kurgusal olamadıkları için çoğu birkaç saniye içinde unutulur, gider.

3. GEÇMİŞ ZAMAN HAYALLERİ

Bazen gerçekleşmesi özlenen şey geçmişte olabilir. İşte o an ‘geçmiş zaman hayalleri’ imdadımıza yetişir. Ben bunlara ‘kaçırılan kelebeklerin hayali’ de derim. Genellikle ergenlik problemlerinde fark edilir bu hayaller. Çocuklukta pek yaşanmazlar.

Geçmişte can sıkan, üzen ve kötü olan ne varsa bu hayallerde düzeltilir. Bu hayaller sayesinde patrona avaz avaz bağırmak yetmiyormuş gibi çıkarken kapı da yüzüne çarpılabilir.

Geçmiş zaman hayallerinde de genellikle adrenalin yüksek dozda salgılanır. Bu nedenle yatmadan önce bu türde hayaller kurmanızı tavsiye etmem. Ancak yoğun strese maruz kalan günümüz insanının peşini bırakmaz bu hayaller. Uyku kaçırma becerisi en yüksek hayaller bunlardır. Başlangıçta keyif vericiymiş gibi görünen bu hayaller bir süre sonra daha fazla gerginlik yaratabilir. Uykuda dişlerini gıcırtadan insanlar muhtemelen bu tür hayallerle uzun süre debelendikten sonra dalmışlardır uykularına.

Depresyon öncesinde de geçmiş zaman hayalleri sıklıkla kurulur. Kişinin rahatlaması bu hayalleri bir an önce gelecek zaman hayaline dönüştürmesiyle gerçekleşir. Örneğin bir terapist, geçmişteki bir başarısızlığına kişinin odaklanmasına ve o anda yaşadığı duygularını hatırlamasına izin verir. Sonra çeşitli telkinlerle o başarısızlığını bir başarı hayaline dönüştürmesini sağlar. Böylece olumsuz duyguların kişiyi sinsice, içten içe kemirmesi engellenebilir.

4. GENİŞ ZAMAN HAYALLERİ VEYA ZAMANI OLMAYAN HAYALLER

En sevdiğim hayal türüdür. Olaylar değil, olgular hayal edilir. Olgular, zamanla direkt olarak ilişkiye girmez. Bu nedenle geniş zaman kavramının bu türdeki hayallere uyduğunu düşünmekteyim.

Geniş zaman hayallerini kendi içinde iki gruba ayırmak mümkün. Ama bence ikisi de çok değerli. İlki sanatçılara, mucitlere, bilim adamlarına gelen ilham perisidir. Merak ve ilgiyle beslenir. Hemen hepsi bir soru ile başlayan hayallerdir. Örneğin büyük bir bahçeniz ve bolca kediniz vardır. Kedileri beslemek için her seferinde bahçeye çıkmaya üşendiğinizi düşünelim. İşte o an, mutfak penceresinden bahçedeki yemliğe uzanan bir taşıma sistemi hayal etmeye başlarsınız: “Çok basit bir sistem olsun. İki uca birer makara takayım. Bunlara ipi dolayayım. İpe kabı bağlayayım. Kap tam yemliğin önünde iken, bir engele takılsın ve eğilsin. Böylece yemler yemliğe dökülsün…” derken, yine sorular gelir. "Kabın eğilmesini sağlayacak sistem nasıl olmalı? Aynı zamanda güzel de görünmesini nasıl sağlayacağım? Makaralara motor bağlasam da ipi çekmek için uğraşmasam mı?...’  

Ve, hayaller sistematiğinin sonuna geldik işte. Son hayal türü: insanoğlunun yaşamak için temel nedeni, ana hayal. Şimdilerde “kişisel vizyon” da deniliyor bu hayale. Kimi iyi bir pilot, iyi bir insan, anne, öğretmen olabilmek için yaşar. Kimi, zaman makinesini keşfetmek için didinir durur. Bazıları uzun yolculuklar hayal eder ve insanları dinlemeyi.  Bazıları ise tek bir kavramın peşinde, dev stadyumlarda doluşan insanların gözlerinde, bilgi sevgisini okuyabilmeyi…

Kaybolma riski en büyük olan hayal türüdür bu. Diğer yetenekler gibi durdukça körelir. Mesela para kazanma hırsına dönüşebilir ve o andan itibaren kişinin duyguları zedelenmeye başlar. Can sıkıntısı ve mutsuzluk baş gösterir. Bir kere unutuldu mu da yeniden hatırlamak zordur. Yaşam tarzında ciddi bir değişim ister. Zevkli gibi görünen bazı kötü alışkanlıkların bırakılmasını, kendisine yönelik çalışılmasını ister.

Yanınızdakine dönün ve gözlerine bakın. Pırıltıyı görebiliyorsanız ne mutlu ona. Sabah uyandığınız andaki duygunuza bakın. İçiniz sevinçle doluysa, ne mutlu size.