|
Hayattaki duruşuyla takdir ettiğim bir arkadaşım, tatlı bir sohbet içindeyken söyledi; beni şoklara sevk eden bu ifadeyi: ' ...Artık evden çıkamıyorum. Kapıyı kilitleyip kilitlemediğimi kontrol etmek için eve döndüğüm oluyor, kimi zaman iki kez.' Arkadaşıma ne oldu ya da neler yaşadı da böyle bir saplantı takıldı zihninin bir köşesine? Bunu tartışmayacağım. Vardır mutlaka nedenler dizgisi. O adama yakıştırdım mı bu takıntıyı? Bu da benim sorunum.
Psikoloji eğitimi almış biri olarak yaşamda çoğu kimsenin, yaşam süreçlerini etkilemeyen takıntıları olduğunu bilirim ve bu takıntılar kişiyi engellemediği sürece de sorun değildir. O zaman takıntılarımızı ikiye ayırabiliriz: yaşamımızı engelleyenler ki bunları ortadan kaldırma girişiminde bulunmak lazım ve engellemeyenler. Haah! İşte ben bunlarla TAKTIM!.
Bunlar ortadan kaldırılması gerekmeyen krizlerse biz bu krizleri niye yönetmiyoruz? Daha çirkin bir ifadeyle; neden paraya çevirmiyoruz? Örneğin klasik takıntı modelleri vardır ki bunlardan biri arkadaşıma musallat. Kapının kilidine takmış. "Tüpü, pencereyi, bilgisayarı, çayın altını kapattım mı?" ya takılmış kişiler için, ev içinde uçarak hareket edebilen, aynı zamanda uçarken görüntüleyebilen ve bu görüntüyü istenilen cep telefonuna gönderebilen ve hatta yine istenilen cep telefonuyla uzaktan kumanda edilebilen (öyle evin içinde serseri mayın gibi dolanmasın değil mi?
Kırar döker şimdi bişeyleri.) bir alet olsa, hangi obsessif almaz ki? Ben alacak en az 10 kişi biliyorum. Şimdi başka bir tablo çizelim. Deniz kenarında şezlonga uzanmış güneşlenen birini düşünün ( bkz. En son denize girdiğiniz anılar). Doğal olarak gün içinde güneş döner ve güneşlenen kişi her saat aynı açıyla göremez güneşi. Bu yüzdendir o anılarınızdaki (genelde ) kadınların sahilde rahat yerlerinden kalkıp kalkıp havlularını, şezlonglarını çevirip durmaları. Takmıştır çünkü eşit kavrulmaya. Oysaki bu şezlonglar, altına eklenecek saat gibi bir mekanizmayla güneşin hareket yönüne göre kendi kendine konum değiştiriyor olsaydı, olmaz mıydı? Bu şezlongların üreticileri parayı kırmaz mıydııııı? İlk yapılan prototipi kimse almazsa ben alacağım söz!! Bir de plaka okuma takıntısı olanlar vardır. Koyun kardeşim arabanızın ön kaputuna kamerayı ( bunu için webcam türevi bir şey kullanılabilir) kaydetsin plakaları eve gidince okuyun istediğiniz kadar.
Takıntılı insanları kınamayalım, zengin olalım
|