MAYIS

2    0    0    8

 

 

 

...
Satmak
 

Cem Kalaycı

Bir bakkal dükkanının sahibi olduğunuzu düşünün.Bu dükkanı, devamlı zarar ettiğiniz için, bir başkasına satıyorsunuz.Bu andan sonra bakkal dükkanı yüksek karlar yapmaya başlıyor.Peki bu durum karşısında kendinizle gurur duyup, her yerde "benim elimdeyken hep zarar ediyordu.İyi ki de satmışım ne güzel de kar ediyor artık" diye gururlanır mıydınız? 

Hiç sanmıyorum.Tam tersine bu konuyu asla dile getirmek istemezsiniz.Hatta birisi size bu durumun sözünü etmeye kalksa "ne yapayım esnaflık bana göre değilmiş" diyerek kendinizi savunma gereğini duyacağınıza bile eminim... 

Peki, zarar ettikleri gerekçesiyle kamu kuruluşlarının özelleştirilmesinin arkasından, bu özelleştirilen kuruluşların yüksek karlar elde etmesi üzerine "Devletteyken zarar eden falanca kuruluş bu sene şu kadar kar etti.Ne kadar da doğru işler yaptığımızı görün artık"diye açıklama yapılmasını siz nasıl açıklarsınız? "Biz bu işlerden anlamıyoruz." demekten ne farkı var bu açıklamaların? 

Ne yazık ki hükümet, kazancını büyütüp ekonomisini geliştirerek, vatandaşının ve ülkesinin geleceğini güzelleştirmenin yöntemlerini bulmak yerine, elinde bulunanları, kapı kapı dolaşan pazarlamacılar gibi satmaya çalışmakta.Üstelik başbakanın da zamanında "Ülkemin reklamını yapıp pazarlıyorum" gibisinden açıklamalarla televizyon ekranlarına bile çıktığını göz önüne aldığınızda söylediklerimin doğruluk payını biir kez daha düşünün derim. 

Herkes Esnaf olamayacağı gibi herkes devlet yöneticisi de olamaz.Artık bu gerçeği görmeliyiz.Babasından kalma malı mülkü satarak yaşayan, hiçbir işten anlamaz zavallılar gibi; varımızı yoğumuzu yok pahasına satmak yerine, eldekileri kullanarak 1'e 10 katmayı becerecek insanlara ihtiyacımız olduğunu kavrayalım, çok geç olmadan... 

 

 

 

 

 

 

 

 Copyright © 2005  ZORBAFİKİR

hakları saklı değildir