MAYIS

2    0    0    8

 

 

 

...
Zeki, Aptal ve Cahil Arasındaki Kalın Çizgi - Melik Çelikoğulları
 

Aptallardan nefret ederim. Bunu da sık sık dile getiririm. Zaman zaman bazı dostlarım benim aptallık olarak nitelediğim olgu ve olayları cehalete bağlama eğilimindedirler. Hâlbuki karşılığı eğitimsizlik olan cehalet ile bir beyin fonksiyonu eksikliği olan aptallık arasında ciddi farklar vardır. Yani cehalet eğitimle giderilebilen bir eksiklik iken, aptallık eğitimle de giderilemeyen –belki de- bir hastalıktır. 

Eğer gerçek söylediğimin aksi olsaydı, eğitim almamış insanların tümünün aptalca davranışlarda bulunması, eğitim almışların ise daima zekice davranması gerekirdi. Hâlbuki hiç de böyle olmamaktadır. Hayatı boyunca tek bir harf bile okumamış bir takım insanların Einsteinvari davranışlarına karşın, master üstüne master yapmış bazı organizmaların yine de ancak bir eşek kadar zeka belirtisi göstermesi bunun için iyi bir örnektir. 

Tabii bu zeka, aptallık ve cehalet üzerine bu kadar laf ettikten sonra kafasının içinde sadece kütle olarak değil, fonksiyon olarak da bir beyin olan herkesin şu soruyu sorması gerekiyor. “Kardeşim bu kadar laf ettin, çok biliyorsun herhalde, söyle bakalım sen zekayı, aptallığı ve cehaleti neye göre tanımlıyorsun?” 

Soru için teşekkür ederim. Gerçekten de bu konuda ahkam kesen herkesin en azından kendince bir tanımı olmalıdır bol keseden kullandığı bu kavramlar için. Benim de bir tanımım var pek tabii... ve pek tabii son derece subjektif. Çünkü bana göre zeka sübjektif bir olgudur. Bu yüzden de herkese uyacak bir tanımı yapılamaz. Yani yerse... Dolayısı ile zeka tanımı hem gözleyen, hem gözlenen açısından değişkenlik arz edecektir. 

Bu açıklamayı yaptıktan sonra benim zeki, aptal ve cahil hakkındaki sübjektif tanımlarıma geçebiliriz. 

İşte benim tanımlarım : 

Aptal: Yaptığı/yapacağı eylemin sonuçlarına ilişkin veri ve bilgilere sahip olduğu halde bu hesapları yapma yeteneğinden yoksun olduğu için verileri değerlendiremeyen kişi. 

Zeki: Yaptığı/yapacağı eylemin sonuçlarına ilişkin veri ve bilgilere sahip olup bunları değerlendirebilerek sonuçlara varan kişi. 

Cahil: Verilere sahip olmayan veya verileri değerlendirme yöntemlerini bilmeyen, sahip olmaması veya bilmemesi nedeni ile de hesaplama yapamayan kişi. 

Ancak birine aptal, zeki veya cahil demek yine de o kadar kolay değildir. 

Aşağıdaki cevaplara bakmadan önce şu soruya cevap verin. 

Gecenin bir yarısı. Virajlı ve dar bir yolda aracınızla gidiyorsunuz. Önünüzde bir araç ve onun önünde de bir kamyon var. Kamyon ağır ağır gidiyor. Yolda devamlı beyaz şerit var. Önünüzdeki araç aniden  son derece riskli bir virajda kamyonu solluyor. Yani ciddi ciddi hatalı sollama yapıyor. 

Bu adam hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu adam aptal mıdır? Zeki midir? Cahil midir? 

Cevabınız var mı? Peki devamına bakalım. 

a)                Bu adam aptaldır. Yolun virajlı olduğunu bilmektedir. Ehliyet alırken devamlı beyaz şeritlerin olduğu yerlerde sollama yapmaması gerektiği de kendisine öğretilmiştir. Yani eğitimlidir. Sahip olması gereken bilgiye sahiptir. Ancak aptal olduğundan yaptığı eylemin sonucunda hayatını tehlikeye attığını hesap edememektedir. 

b)                Bu adam zekidir. Hafta sonu olması nedeniyle karşı şeritteki trafiğin çok az olduğunu bilmektedir. Ayrıca son yarım saattir, virajlarda karşıdan gelen araçların önce far ışığının göründüğünü, ortalama hızla gelen bir aracın bundan yaklaşık 10 saniye kadar sonra viraja girdiğini tespit etmiştir. Güçlü aracının sollamaya çıktığı andan itibaren en fazla 5 saniye içinde kamyonu sollayabileceğini de, tüm bu hesaplara karşın, tam sollama yaparken, kamyonun psikopat şoförünün hızlanmaya çalışması, yine tam sollama yaparken aracının arıza yapması, karşı şeritten farlarını yakmayı unutmuş bir araç gelme olasılığını da bilmektedir. Buna rağmen riskleri “kendince” (bknz. Sübjektivite) kabul edilebilir bulmuş ve kamyonu sollamıştır. 

c)                Adam cahildir. Yolun girişindeki bir ucu aşağı, bir ucu yukarı bakan okların iki yönlü, yani gidiş geliş bir yolu ifade ettiğini de, ortadaki beyaz devamlı şeridin yolun soluna asla ve kata geçmemesi gerektiğini ifade ettiğini de bilmemektedir. Adamın iki yönlü bir karayolunda olduğundan haberi yoktur. Dolayısı ile ne bir hesap yapma, ne de bir risk alma söz konusudur. Sadece veri yoktur. 

Görüldüğü üzere birine aptal, zeki veya cahil demeden önce gözlemcinin de bir takım verilere sahip olması ve bunları değerlendirebilecek zeka ve bilgiye sahip olması gereklidir. Yukarıdaki mizansende her 3 durum da geçerli olabilir. Ancak gelin taşlarla biraz oynayalım. Mesela haftanın gününü değiştirelim. Yani karşı şeritteki trafiği on misli arttıralım. Demin ki zeki adam yine de sollama yapıyorsa artık aptaldır. Ancak haftanın değiştirdiğimiz günü yeni yılın ilk günü sabah saat 08.00 ise adam yine zekidir. Bu böyle sürer gider. 

Dolayısı ile birisini bu 3 durumdan birine dahil etmeden önce iyi düşünün. Kafanızın iyi çalıştığından emin değilseniz sakın ağzınızı açmayın. Sonra aptal durumuna düşersiniz alimallah... J

 

 

 

 

 

 

 

 Copyright © 2005  ZORBAFİKİR

hakları saklı değildir